Türkiyenin yerli ve milli görüş haber sitesi

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr İtalya’da

İtalya’nın en eski düşünce kuruluşu Uluslararası Siyasi Çalışmalar Enstitüsünün (ISPI), bu yıl Roma’da üçüncüsünü düzenlediği “MED 2017-Akdeniz Diyalogları Forumu”na katılan Cubeyr, ülkesinin vizyonuna dair değerlendirmelerde bulundu.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) verilerine göre 266,21 milyar varil ile dünya petrol rezervinin yüzde 21,9’una sahip olan Suudi Arabistan’ın Dışişleri Bakanı, ekonomilerini çeşitlendirmek istediklerini belirtti. Cubeyr, “Suudi Arabistan çok canlı bir dönemden geçiyor. 2030 vizyonu kapsamında ülkemizi reformdan geçirmeye bakıyoruz. Petrole daha az bağımlı, daha güçlü bir ülke olmak istiyoruz.” dedi.

Cubeyr, kalkınma konusunda kararlı olduklarını, krallığı yabancı yatırımlara açacak ve ekonomilerini çeşitlendirecek projelere baktıklarını ifade etti.

Ülkede son dönemde yaşanan yolsuzluk operasyonlarına da değinen Adil el-Cubeyr, “Teröre karşı sıfır tolerans gösterdiğimiz gibi bu yolsuzluk için de böyle.” yorumunu yaptı.

Cubeyr, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ülkesi için hırslı bir lider olduğunu, ülkesini iyiye taşımak, kültürü iyileştirmek ve gençlere sorumluluk vermek istediğini dile getirdi.

Dış politika konularına da temas eden Suudi bakan, Körfezdeki komşularından İran’ın bölgede diğer ülkelere karışarak dengeleri bozduğunu savundu. Cubeyr, “Bizim dünyadaki hemen her ülkeyle iyi ilişkilerimiz var, İran hariç. Onlarla ilişkimiz yok. Bir barış süreci olmasını bekliyoruz. Dünyanın pek çok ülkesiyle kuvvetli bağlarımız, müttefiklerimizle hem doğuda hem batıda iyi siyasi ilişkilerimiz var.” diye konuştu.

Lübnan ve Yemen’deki durum

Bu ayın başında Riyad ziyareti sırasında görevden ayrıldığını açıklamasıyla dikkati çeken, ardından Fransa üzerinden ülkesine döndükten sonra görevinde kalan Lübnan Başbakanı Saad Hariri ve ülkesinin durumuna ilişkin yorumu sorulan Adil el-Cubeyr, “Lübnan trajik bir durum içerisinde. Yabancı bir ülke tarafından bir terör örgütü aracılığıyla kaçırılmış gibi. Hizbullah’ın hakimiyet sürdüğü bir ülke ki Saad Hariri’ye kendi gündemini uygulamasına izin vermiyordu.” ifadelerini kullandı.

Yemen’de ise Husi azınlığın, halkın çoğunluğuna karşı bir darbe yaptığını anlatan Cubeyr, İran’ın Yemen’deki 50 bin nüfuslu Husilerle, 8 milyonluk ülkenin kontrolünü almaya çalıştığını belirtti.

Suudi bakan, “İranlılar bölgede dengeyi bozamaz ve balistik füze fırlatarak terörü kullanamaz.” değerlendirmesini aktardı.

Riyad’ın Yemen’de her zaman ulusal diyaloğu desteklediğini ancak İran ve Hizbullah’ın iradelerini ülkeye empoze etmek için balistik füzeler kullandığını söyleyen Cubeyr, şunları kaydetti:

“Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmelerindeki hakkımızı kullanarak füze saldırısına meşru şekilde yanıt verdik. BM tarafından desteklenen bir projemiz daha oldu. Şimdi de hem askeri hem siyasi süreci takip etmeye devam ediyoruz. Umarız Husiler barışı kabul eder.”